Utanç Kitabı Özeti ve İncelemesi

1960 yıllarında Londra’ya taşınan yazarın insanlığın kötü ve utanılacak yönlerini ele alan kitabı Utanç, ırkçılığın sebep olduğu insanlık katliamını bütün gerçekliği ile ele almaktadır. Yirminci yüzyılın ikinci yarısında meydana gelen Güney Afrika Cumhuriyeti’nde Ulusal Parti döneminde yaşana korkunç ırkçılık ve ayrımcılık sistemini eleştirir.

Ülkemizde ki yayın hayatına 2001 yılında Can Yayınları tarafından başlamıştır ve 2018 yılında ise 18. baskıya ulaşmıştır. Çevirisini İlknur Özdemir’in üstlendiği kitap dilimize dönüştürülürken oldukça profesyonel bir işlemden geçerek Türkçe olarak basılmış ve bu nedenle hak ettiği ilgili okur tarafından görmüştür. Toplam 24 bölüm halinde tasarlanan Utanç toplamda 258 sayfadan oluşmaktadır. Kitaba hâkim olan sade ve akıcı dil sayesinde okurun kolayca anlayacağı şekilde ele alınmış ve verilmek istenen mesaj direkt olarak okuyucuya iletilmiştir.

Kitap Hakkında

İnsanlık tarihinin utanç sayfalarını gözler önüne seren kitap hakkında bilinen konunun 1999 yılında kaleme alınmış olmasıdır. J.M Coetzee’nin özenle yazdığı kitabın olay örgüsü 1997 yılında ayrımcılık politikası bittikten üç yıl sonra ki kısmın etrafında döner. J.M Coetzeen kitabı ele aldığı dönemde yaşadığı ülke olan İngiltere’de verilen oldukça saygın ve önemli olan Booker Ödülüne ikinci kez layık görülmüştür. Aldığı bu önemli ödülün ardından Başarsını dört yıl sonra aldığı Nobel Edebiyat Ödülü ile tescillemiştir. Orijinal ismi Disgrace olan kitabın anlamı aslında Rezalet anlamına gelmektedir ve Türkçeye Utanç olarak çevrilmiştir. Utanç ismi yazarın üniversite yıllarında geçirmiş olduğu olay örgüsünü ele aldığı zaman oldukça uygun bir isimdir.

Kitabın Konusu

Üç farklı bölüm olarak ele alınan kitabın konusu David adlı karakterin yaptıkları sonrası yaşadığı utanç duygusu etrafında gelişerek duyduğu pişmanlığı usta bir dil ile ele almıştır. Kitabın ilk bölümünde karşılaştığı bir hayat kadını ile birlikte olan David bu kadınla birlikte bir aile hayatı yaşamaktadır. David sahip olduğu yaşam standartları gereği hayat kadını olan Soray’ın yaşamını kısıtlalar ve buna bağlı olarak aralarında ki ilişki belir bir süre sonra sona erer. 

İlişkisi biten David çalıştığı üniversite de öğrenci olarak bulunan birinin nüfuzu üzerine işlem yaparak onunla birlikte olur ve bu olayın ortaya çıkmasının ardından mevcut görevini bırakmak zorunda kalarak farklı arayışlara girer. Roman bu gelişen olaylar çevresinde oluşan bir insanlık dramını ele alır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir