Şişhane’ye Yağmur Yağıyordu Kitap İncelemesi ve Özeti

Yazar Öykü kitaplarında ki başarısını göz ardı edip daha çok oyun yazarlığı hakkında kitap yazmaya karar vermiş ve oyun, skeç, kabare, piyes türünde kitaplar yazmıştır. Haldun Taner’in genellikle kara mizah türünde yazmış olduğu kitapları güldürürken düşündüren, ifade biçimleriyle ters köşe yaptırmasının yanı sıra toplumsal sorunları da ele almıştır.

Kitap Hakkında Bilgi

Şişhane’ye Yağmur Yağıyordu adlı kitap hakkında bilgi verilirken atlanmaması gerek en önemli detaylardan biri de yazarın bu kitabında 9 adet öykünün bulunmasıdır. Sırasıyla kitap da bulunan öykülerin isimleri şunlardır: Şişhane’ye Yağmur Yağıyordu, Kantar Kâtibi Ali Rıza Efendi, Konçinalar, Ablam, Atatürk Galatasaray’da, FrauleinHaubold’un Kedisi, Eczanenin Akşam Müşterileri, Fasarya, Memeli Hayvanlar.

Kitapta ki ilk hikaye olan Şişhane’ye Yağmur Yağıyordu adlı öykü ile başlayan kitap aynı zamanda kitaba ismini veren öyküdür. Şişhane’ye Yağmur Yağıyordu adlı kitabın yazarı diğer kitaplarında olduğu gibi akıcı ve esprili bir dil kullanırken kısa ama maceralarla dolu olayları yazmıştır. Yazar bu kitabını kendi yaşadığı olaylardan tecrübe edinerek oluşturmuştur.

Kitabın Özeti

Şişhane’ye Yağmur Yağıyor adlı kitap birçok eseri barındırdığı için kitabın özeti çok çeşitli bir şekilde karşımıza çıkmaktadır. Kitaba adını veren ilk hikaye de yirmi yaşını bitirmiş ruhsal açıdan çöküntüye uğramış Kalender adında bir atın başından geçen bir olay anlatmaktadır. Olay İstanbul da yağmurlu bir günde öğlen vaktinde Kalender’in Şişhaneye geçmesiyle başlar. Kalender yolda giderken hamalın birinin sırtında bir ayna görür ve o aynada kendini hayal eder ama görüntüsü gerçeklikten çok uzaktır.

Kalender kendi hayalini aynada görünce ürker ve kişner. Tam da o sırada hayvana çarpmamak için durmaya çalışan tramvaya otomobil çarparak büyük bir kaza meydana gelir ve bu büyük kaza sonucunda trafik tamamen kapanır. Araçtan zengin bir adam iner ve adama kaza ile ilgili birkaç soru sormak üzere karakola götürülmek istenir. Zengin iş adamı olan Artin Margusayan karakola gelmek istemez çünkü Sao Paulo adında bir firma bu iş adamından bir telgraf beklemektedir.

İş adamı zorla karakola götürüldüğünden dolayı telgrafı gönderemez ve o telgraf gelmeyince mallar başka yere gönderildiği için zengin iş adamı da iflas eder. Bu olay duyulduktan sonra Şişhane de Kalender adında ki atın kişnemesinin zenginlere felaket fakirlere saadet getirildiğine inanılır. Hikâye’nin ikinci bölümünde ise Kantar Kâtibi olan Ali Rıza Efendi adlı birinin gittiği her kahvede o kahvenin bulunduğu mahalle de yaşanan olaylar, ölen kişiler hakkında sohbet ettiği anlatılmaktadır.Konçinalar adlı hikâye de ise iskambil kâğıtlarıyla ilgilenen birinin kağıtların üzerinde ki resimlerle insanların tiplerini benzetmesi konu edilmiştir.

Şişhaneye Yağmur Yağıyordu kitabının özeti şu şekilde devam eder… Yazar Ablam adlı bölümde ise Almanya da öğrenci iken tanıştığı bir Türk kadınının birkaç kere evlenmiş boşanmış olmasına rağmen üniversite de birkaç kişiyle de yatıp kalkarak yaptığı kepazelikten yazarın utanmasını anlatmaktadır. Atatürk Galatasaray’da adlı öyküde ise 1931 1932 yılları arasında lise öğrencisi olan yazarın Atatürk’ün okullarını ziyarete gelmesi üzerine yaptığı gözlemleri anlatmaktadır.

FrauleinHaubold’un Kedisi adlı bölümde ise kadının kedisi ile aşk maceralarından başka yazarın bu kadınla karşılaştıklarında selamlaştıklarını, pullarını değiştirdiklerini ve kadının geceleri tepesinde ki gürültüleri kesmek için yüksek bir şeyin üstüne çıkarak tavana vurması anlatılmaktadır.

Eczane’nin Akşam Müşterileri adlı hikayesinde ise mahallede bahsedilen kahvelerin birinde kumar oynanınca kavga çıktığından, diğer bir kahvede nargile içip uyuyakaldığı için, anlatılan son kahvede ise yaşlıların, çocukların ve gençlerin geldiği bir yerden bahsederken diğer bir yanda kalan Eczanelerde ki kültürlü insanların hayatları arasında ki fark değerlendirilir.

Kitabın özeti itibariyle Fasarya denilen bölümde ise Kazım adında takma bir isimle yaşayan hiçbir işi doğru düzgün yapamayan, saf ve üşengeç bir genç anlatılmaktadır.

Kitabın son hikayesi olan Memeli Hayvanlar adlı eserde ise emekli bir adamın ineklerde süt sağmayı öğrenerek bunu kadınlar üzerinde denemesi sonucu içeriye atılması anlatılmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir