Semiha Ayverdi – İbrahim Efendi Konağı

Semiha Ayverdi’nin yazmış olduğu bu eser ne masal ne roman ne de bir hikayedir. Bu kitapta yer alan zaman, mekan, kişiler, olayların seyri ve hatta sırası bile yaşanmış; gerçek bir hayattan karşımıza Semiha Ayverdi tarafınfan kaleme alınarak çıkagelmiştir. Semiha Ayverdi bu eserini 1964 senesinde yayımlamıştır. Bu kitapta bir konağın çöküp yerle bir olması ile bir devrin de yerle bir olması ve bu çöküşün gözler önüne nasıl serildiğini anlatmaktadır. Bu eserde aynı zamanda Semiha Ayverdi’nin kendi yaşantısından kalan derin izlere rastlamak ve Ayverdi’nin kendi gözlemlerine de rastlamak okuyucuların yer yer gözüne çarpıyor.

İbrahim Efendi Konağı yalnızca bir ailenin değil, aynı zamanda bir devrin batışını anlatır. Eser oldukça azametli bir konakla beraber muhteşem bir devletin çöküşünün dram halini okuyucuya sunmakta.
Konusuna şöyle bir göz atacak olursak, İbrahim Efendi’nin babası Gediz’in ileri gelenlerindendir.İbrahim Efendi ile dost olmaktan ziyade, komşusu olabilmek şansına erişmek bile bir şerefti. İbrahim Efendinin eşi öldükten sonra tekrardan evlenmemiştir.

Ailesinden kendisine kalan koca miras ile yaşamını sürdürmektedir. Çok varlıklı olup, genişçe de bir çevresi olan İbrahim efendi olabildiğince konforlu bir yaşam sürdürmektedir. Kış aylarında Şehzadbaşı’ndaki konağında, yaz aylarında da boğazda bulunan muhteşem köşkünde yaşamını sürdürmektedir. Ailesi geniştir ve beraber yaşamaktadırlar. Geniş ailesine mensup Hilmi Bey ve Baise Hanım le beraber kalmaktadır. İbrahim Efendinin vefat eden karısından iki tane kızı vardır. Bu kızlarının birinin adı Şükriye diğerinin adı ise Şevkiye Hanımdır. İbrahim Efendi Şükriye ve Şevkiyeyi evermiş ve her ikisinin de kocasını konağına taşımıştır. Yani İbrahim efendi köşkünde, Kardeşleri, kızları ve damatları ile hepberaber aynı çatı altında yaşamaktadırlar.

Fakat damadı olan Salih Bey niyeti kötü bir adamdır. Salih beyin tek düşüncesi İbrahim Efendinin bütün malına konmakmış ve bu düşüncesi uğruna çok çaba sarf ediyor  ve her türlü yolu denemektedir. Halbuki öteki damadı Yusuf Bey; Salih beyin tam aksine gayette iyi niyetli, hoş görülü, hoş sohbetli, iyilik sever ve rahat yaşamayı tercih eden düzgün bir adamdır. Fakat Yusuf bey eşinin huysuzluklarına artık daha fazla katanamadığı için en sonunda çareyi intihar etmekte bulacaktır. İbrahim Efendi’nin konağında düşe kalka sorunlu bir hayat sürüp gitmektedir. Özellikle de eğlence ve düğünlerde pek çok insanın gidip geldiği konakta gayette canlı bir hava hüküm sürmektedir.

Ancak bir gün İbrahim Efendi geçirdiği kalp krizinden dolayı vefat etmiştir. Konağın idare edilmesine aile fertlerinden büyük olan Şevkiye Hanım olduğu için, ona kalmıştır. Şevkiye hanım konağın idaresine almış almasına fakat hiçbir işten anlamayan Şevkiye Hanım bunun yanı sıra oldukça da huysuz bir kadındır.  Bunun üzerine İbrahim Efendi ölmesine rağmen kötü niyetiyle anlattığımız ve İbrahim Efendinin malında gözü olan Salih bey de İbrahim Efendinin malına sahip olamadığı gibi konağı terk etmiştir. Böylece Konağın gelirleri iyiden iyiye düşmeye başlar.

Yeni kahya olan Zaim Bey, Şevkiye Hanımın hiçbir işten anlamadığını fark etmesi üzerine artık Şevkiye Hanımı kandırma planlarına gitmiştir. Şevkiye Hanımı kandırmak çok da zor olmamıştır üstelik. Kahya Zaim Bey uyanıklık edip ailenin bütün servetine ne var ne yok el koymuştur. Şevkiye Hanım ve Şükriye Hanım da serveti kahyanın elinden geri alabilmek adına avukatlara başvursalar da bütün değerli mücevherleri ve elde avuçtaki bütün zinet eşyalarını avukatlara kaptırırlar. Artık ceplerinde beş paraları kalmayarak ortada kalırlar. Zaim bey Şükrüye ve Şevkiye Hanım’a konağın çatı katında kalabileceklerinin teklifini eder. Geçen bunca derdin üzerine uzun bir süre sıkıntı çektikten sonra onlara kayınbiraderleri Eczacı Sedat yardımcı olur. Eczacı Sedat onlar için Fatih’te bir ev kiralar. Üstelik Eczacı Sedat onların bakımlarını da kendi üstlenmiştir. Bir süre sonra da bütün bu olanlara artık daha fazla dayanamayan Şükrüye Hanım Vefat eder.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir