Samanyolu Kitap Özeti ve İncelemesi

Cumhuriyet’in kuruluş dönemleri, Osmanlı İmparatorluğu’nun sahip olduğu neredeyse her şeyin devamı ve tamamlanmasına sahne oldu. Bunalımlar, değişimler, politik ve sosyal çalkantılar ve ilerleme arzusu, doğru veya yanlış bulunan birçok farklılığı hayata kazandırdı.

Çoğunlukla erkeklerin elindeki edebiyat uğraşı ve entelektüel dünya, artık kadınların da eşit biçimde söz hakkına sahip olmak istediği ve olduğu bir alan haline geldi. Halide Edip Adıvar’ın Kurtuluş Savaşı’na kazandırdığı heyecan gibi unsurlar da, bu gelişmenin artık durdurulamayacağını gözler önüne serdi. Bu her anlamda ve düzeyde bir değişim ve gelişim dönemi olan Cumhuriyet devrinin önemli kadın yazarlarından birisi de, Kerime Nadir oldu. Birçok romanıyla edebiyatımıza yön veren isimlerden olan Kerime Nadir’in Samanyolu eseri de, çağdaş klasikler arasında önemli bir yer tutar.

1917 senesinde İstanbul şehrimizde doğan Kerime Nadir, Saint Joseph Fransız Kız Lisesi’ni bitirmesinin sonrasında, edebiyata şiir yazarak başlamıştır. Şiir alanında kendini geliştirdikten sonra hikayeler yazmaya başlayan Nadir’in bu hikayeleri, Servet-i Fünun, Uyanış ve Yarımay gibi, dönemin önemli dergilerinde yayımlandı. Şiir, hikaye ve roman türünde üretkenliğini sürdüren yazarın 40’tan fazla eseri yayımlandı, bu eserlerin 30 tanesi de filme uyarlandı.

Özet

Romanlarının konuları genellikle aşk hikayeleri olan Kerime Nadir, Samanyolu eserinde de böyle bir konuyu ele alır. Alphonso Duadet’nin Değirmenimden Mektuplar kitabından esintiler taşıyan kitap, eğitimini yarıda bırakan Nejat’ın, şımarık ve gururlu akrabası Zülal’e olan aşkını anlatır. Kitaplarında oldukça sade, açık ve sıcak bir dil kullanan yazarın bu kitabı da, okuyucularını anlatılan hikaye etrafında düşünmeye ve tartışmaya davet eder. Bir gazetede bölüm bölüm tefrika halinde yayımlanan kitap, büyük ilgi uyandırınca kitap halinde basılır ve yayımlanır.

Dönemine tanıklık etmesiyle ve zamanının konularını tartışmaya açmasıyla büyük ilgi ve beğeni toplayan yazar, edebi yeteneği ve yeterliliğiyle bu ilgi ve beğeninin karşılığını fazlasıyla verir. Tefrika halinde yayımlandıktan sonra kitap halinde basılan kitapları, bazen birden fazla kez, filme de çevrilmiş ve her dönem büyük beğeni toplamıştır. Entelektüel gözüyle toplumu gözlemleyen sanatçı, bu gözlemlerini edebi yeteneğiyle birleştirerek okurlarını eğlendirirken ve duygulandırırken, düşündürmeyi de ihmal etmez.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir