Platon – Sokrates’in Savunması

Sokrates’in Savunması, Platon hocası Sokrates’in uğradığı zulümden çok etkilenmiştir. Bu  yaptığı çoğu çalışmasını, siyasi rejimler üzerine yoğunlaştırmıştır. Batı kaynaklarına göre M.Ö. 347 yılında 80 yaşında iken vefat etmiştir. Akademinin bahçesine defnedilmiştir. Platon’ a ait olduğu söylenen 40’ tan fazla eser bulunmaktadır. Sokrates’in Savunması, diğer eserlerinde olduğu gibi bir mektup diyaloğu değildir yani Platon’un diyaloglarından oluşan bir eser olmamaktadır.

Eserde Platon’un akıl hocası olan Sokrates’in yaşamına son verecek olmasına rağmen haklı direnci ve bu sırada inandığı adil ve ahlaklı yönetimin olması gerektiği konusundaki ısrarı konu alınmakta. İsminden de anlaşılacağı gibi Sokrates mahkemede söylediği hiçbir sözden geri dönmeyi kabul etmemiş ve ölene kadar doğru olduğunu düşündüğü düşüncelerini savunmaya devam etmiş ancak öldükten hemen sonra bunun bir yanlış olduğunun farkına varılmıştır. Kitap, devlet kitabına benzer bir diyalog ile değil, romana benzer bir şekilde kaleme alınmıştır. Dünya literatüründe yer edinmiş bu savunma Türk edebiyatının ilgisini çekmiş ve haklı bulunarak 100 temel içerisinde yer almış bir eserdir.

Sokrates’in Savunması İçeriği

Platon, Sokrates’in Savunması; Sokrates’i suçlayanlar vardır. Başlarında Meletos’ un olduğu sanılmaktadır. Dönemin ünlü olan komedi yazarlarından biri olan ünü günümüze kadar gelen Aristofanes de Sokrates’e şüpheli bir gözle bakmış ve onu hainlerle bir tutmuştu. Hatta onun için yalancı ve fesat işlerine karışan biri olduğunu, gençlerin aklını karıştırdığını, doğru ve yanlışı ayırt edebilecek bir yetide olmadığını savunmuştur. Aristofanes eserini Sokrates’in öğrencilerine bir ücret karşılığı olarak ders verdiğini ve de öğrencilerinin aklını asılsız düşünceler ile karıştırdığını kaleme alır. İşin aslı Sokrates bir şey bilmiyordu, yalnızca savunduğu öğretileri vardı. Bir keresinde, bir arkadaşının Sokrates’in kendisinin sözcüsü olduğunu söylemesi üzerine şaşırıp kalmıştır. Sokrates. Daha sonra bunu unutamamış ve bilgili bir insan olmadığı halde niçin tanrının bu şekilde söylediğini düşünüp durmuştur. Sürekli kendinden daha bilgili birini arar ve nihayi olarak görür ki aslında hiç kimse bilgi sahibi değildir. Yalnızca kendisini diğerlerinden ayıran noktanın bilginin kendisinde olmadığını bilmesidir.

Sokrates’in Savunması, olaylarında olan arayış, Sokrates’ in daha bilgiliyi arama sürecinde çok düşman kazanmasına dikkat çekmiştir. İşin aslı o dönemin önde gelenlerinin bilgisiz olmasıydı. Bu da onu tehlikeli kılmıştır. Önce devlet adamlarının bilgisizliğin ortaya çıkarmış, sonra şairlere gitmiş onların şiirlerinin yalnız içgüdüyle yazdıklarını göstermiştir. Sanat sahiplerinin de aynı kusuru taşıdıklarını ve bilmedikleri karşısında sadece dem vurduklarını ispat etmiştir. Ancak Sokrates’e göre gerçek bilginin kaynağı tanrıydı. Bu süreç içerisinde iken Sokrates, kafasını doldurmuş olan sorulara cevaplar ararken olanlar karşısında çevresinde olan bitenin farkına varmamış.

Etrafında bulunan pek çok kişinin artık gençleri doğru yolundan ayıran ve de tanrılarının yerine yeni tanrılar koyduğunu söylemektedir. Dilden dile geçen söylentiler, Sokrates’ i mahkeme karşısına çıkarır. Sokrates, mahkûm olsa dahi suçlanmalarında olduğu gibi Tanrı tanımaz biri olduğu için değil üzerine kim çekti içindir. Bu gelişmeler karşısında Sokrates çok soğukkanlı durmuş olan biteni izlemiş ve düşünmüştür. Mahkûm olmak onun umurunda olmamıştır. O sadece doğruların peşinde olmuştur hocasının haksızlığa uğra ışığını konu eden Platon’un bu eseri düşünceyi geliştirmenin ve haklı düşüncenin taşınacağının kanıtıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir