Köprü – Ayşe Kulin

Konusu            

Türkiye’de gerçekleşen sarsıcı bir yaşam mücadelesini anlatan Köprü isimli bu kitap, başka bir yüzü anlatır. Erzincan’da ulaşım zorluğu nedeni ile Fırat Nehri üzerinden geçen bir köprüyü kurmak için verilen mücadele yer alır. Bu köprüyü var edebilmek için mücadele eden bir bürokrat ve orada yaşan insanların romanıdır. Eski zamanlarda yaşanmış olan bu olay çok güzel bir şekilde betimlenerek anlatılmıştır.

Özeti

Bayram, hayatının en heyecanlı olayı olan karısının doğumunu sabırsızlıkla bekleyen bir babadır. Karısı’nın karnındaki bebek artık dünyaya gelmeye hazırdır ve bunun sinyallerini verir. Karısının giderek artan sancısı karşısında çaresiz kalan Bayram, onu hastaneye götürmek ister fakat coşkulu akan Fırat geçmelerine izin vermez. Durum böyle olunca kadıncağız Fırat’ın yanında bebeğini dünyaya getirir. Fakat yaşadığı sancılar çok ağırdır ve oracıkta kan kaybından vefat eder. Bu trajik olaydan sonra Bayram ve çocuğu bir başlarına hayata tutunmaya çalışır. Bayram kendi başına gelen bu olayları başkasının da yaşamasını istemez. Bunun için Vali’nin yanına varır ve olan biten her şeyi anlatır. Vali bu olayları duyduktan sonra çok etkilenir ve köprüyü yaptırmak adına çalışmalara başlar. Köprüyü, Erzincan’ın dışında bu işin ehli olan insanlara yaptırtmak ister. Ve Gürcistanlı baba oğul iki mühendis bularak onlara yaptırmak istediği köprüden bahseder. Bu mühendisler köprüyü yapabileceklerini söylerler fakat Vali’yi kandırırlar. Gürcistan’a giderek Vali’ye izlerini kaybettirirler.

Vali, böyle bir durumla karşı karşıya kalınca Anadolu’nun bağrında yetişmiş, Ankara’da ikamet eden bir mühendis ile bu konuyu konuşmaya başlar. Geldiklerinde köprünün yapılması istendiği yeri incelemeye koyulurlar. Ayrıntılı bir şekilde inceledikten sonra Valiye dönüp, köprünün inşaatını yapabileceklerini söylerler. Mühendisler Vali’nin ağırlanmasından sonra, Ankara’ya giderek Köprü için çalışmaları başlatırlar ve kendilerine yeterli sayıda mühendis ve çalışma arkadaşları bularak ekiplerini oluşturur. Geçen bir hafta sonrasında mühendis, köprüyü Ankara’da kurarak tırlar ile Erzincan’a getireceğini Vali ile paylaşır. Vali bu durum karşısında ne yapacağını bilemiyor ve kuşkulu idi. Lakin mühendisler Vali’nin aksine kendilerine güvenir ve başaracaklarına inanır. Vali insanların söylemlerini ezip geçerek, gerekli olan her şeyi mühendislere sağlamaya çalışır. Aradan geçen bir ay sonrasında ilk grup gelir. Köprünün ayakta kalmasını sağlayacak ayakları nehrin kıyısına oturtmaya gelirler. Gayet güzel bir şekilde ilerleyen çalışmanın ikinci gününde, bir anda ortaya çıkan terörist saldırıları yüzünden grup Ankara’ya canını kurtarmak adına kaçar.

Öksüze bakmak ile yükümlü olan Elmas ile Mevlüt’ün arasında yasak aşk vardır. Ailelerine yakalanmaktan korkan bu çift yine de birbirlerinden vazgeçmez. Fakat Mevlüt İstanbul’daki ikamet eden asker arkadaşının yanına gitmeyi düşünür. Vali, öksüze bakan aileye destek amacıyla gıda yardımında bulunur.

Mühendisler, köprünün geri kalan kısmını da tamamlayarak, parçalar ile birlikte Erzincan’a doğru ilerlerler. Erzincan’a varan mühendisler, Vali ile köprü hakkında konuşarak yapmak istediklerini dile getirirler. Köprünün ilk ayağı yerinde sağlam bir şekilde duruyordu. Diğer ayağı da karşıya sabitlemek adına feribottan yardım alarak karşıya geçirilemeye çalışırlar. Feribotun tahta güvertesine karşıya geçecek olan ayağı da oturturlar. Fırat’ın üzerinden karşıya geçen feribot yolun yarısında arıza verir. Bundan ötürü çalışmalar da aksar. Bu olay halkın köprünün inşaatını tamamlamak adına oluşan umutlarını kırar. Bir sonraki gün Mühendisler, aksiliğin yaşanmaması adına daha da özveri ile çalışmalara başlar. Feribot bozulduğunun ertesi gün tekrar eski haline getirilerek, sorunsuz bir şekilde köprünün diğer ayağını da karşıya geçirir. Ve mühendisler, Vali’ye verdikleri sözü tutarak köprünün inşaatını tamamlarlar. Köprünün bittiği gecede Vali, Bayram ve Öksüz köprünün üzerinde derin düşüncelere dalarak nehrin akışını izlerler.

Ana Fikri

Başarmak istiyorsak yılmadan çalışmalı ve sonuna kadar devam edilir.

Kitaptaki Olay Ve Şahısların Değerlendirilmesi

Kitaptaki olay gerçek hayatta yaşanmış bir olaydır.

Vali:Azimli, istekli ve görevini yerine getirme amacında olan bir insan.

Bayram:Yaşadığı durumu başkalarının da başına gelmesini istemeyen, güzel bir insandır.

Elmas ve Mevlüt: İkili yasak aşkın pençesinde kıvranır durur.

Gürcü Mühendisler:Sahtekâr insanlar.

Türk Mühendisler:Terör örgütlerine rağmen başladıkları işi yarım bırakmayan insanlar.

Kitap Hakkındaki Şahsi Görüşler

Türkiye’nin gerçeklerini yansıtan bu kitap, sade ve sürükleyici dili ile herkese tavsiye edilir. Uzun romanlar okuyamayan kişiler tarafından bile kolaylık ile okunabilecek bir romandır. İçindeki olay örgüsü ile sürekli merak uyandırır.

Kitabın Yazarı Hakkında Bilgi

Ayşe Kulin, eğitiminin sonlandığı nokta Arnavut köy Amerikan Kız Koleji’nde Edebiyat bölümünü bitirerek çalışmalarına başlar. Farklı gazete ve dergilerde, farklı görevler üstlenerek özverili bir şekilde çalışır. 1986 yılında ise üstlendiği sahne yapımcılığı ve sanat yönetmenliğini yaptığı “Ayaşlı ve Kiracıları” adlı dizi çalışması ile Tiyatro Yazarları Derneğinin En İyi Sanat Yönetmenliği Ödülüne layık görülür.

“Adı: Aylin” adlı biyografik romanını 1977 yılında yayınlar. Bu kitap sayesinde de,  İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından yılın yazarı unvanını alır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir