Kırık Hayatlar – Halit Ziya Uşaklıgil

Konusu

 Kitapta yaşanan olaylar Osmanlı’nın son demlerini yaşarken gerçekleşir. Bu dönemde halkımızda batı tarzına aşırı bir özenme söz konusudur. Örnek alınması gereken durumlar yerine, kültürümüze ters düşen davranışlar örnek alınır. Özellikle de İstanbul’da kendini zengin diye tanımlayan insanlar kendilerini diğer insanlardan soyutlayıp onlardan daha üstün olduğunu düşünürler. Bu insanlar batıda olan şenlikleri kendileri de taklit ederek, şuursuzca eğlenmeye çalışır. Böyle durumlar kültürümüze çok uzak olduğundan ötürü aile bağları dahi kopma noktasına kadar gelir. İnsanlar eşini aldatarak bununla gururlanır hale gelir.

Özeti

Ömer BEHİÇ, küçüklüğünden beri kurduğu hayaline yani evine sonunda sahip olur. Eğitim hayatı sürekli olarak yatılı okullarda geçiren Ömer, içini ısıtan evin hayaliyle yanıp tutuşmuş, bu hayalin gerçek olması için çok zaman harcar. Ve o gün gelip çatar.

Ömer, doktor olur. Ailesi aslen kendisini siyasal bir mektepte öğrenim görüp, devlet dairesinde sırtını dayayarak geleceğinin garanti olmasını ister. Fakat Ömer, ailesi gibi düşünmez. Ve kimseye haber vermeden tıbbiyenin sınavlarına girer. Başarılı olduğunu öğrenen Ömer, ailesine bu müjdeli haberi verir. Olay bu noktaya kadar geldiği için de ailesi oğullarının isteğine razı gelir. Eğitim hayatı boyunca çok çalışkan bir öğrenci olur. Fakat geçmişin kalıcı izleri üzerinde tesir etmekte ve içine kapanık bir insan olarak yaşamını sürer. Hal böyle olunca arkadaşları ona inek lakabını takar. Onun sosyal çevresi olan tek arkadaşı lakabı ile ünlü “Piç Bekir”dir. Nihayet okulun son senesine gelir. Fakat bu dönemde çok acı bir olay yaşar ve Ömer’in babası, hayata gözlerini yumar. Eğitim hayatını başarı ile tamamlandırdıktan sonra daha iyi bir seviyeye gelebilmek adına Fransa’ya master yapmak adına yola koyulur. Fransa’da öğrenim gördüğü sırada da annesini kaybettiğini öğrenen Ömer, zorlukların üstesinden gelerek eğitim hayatını tamamlayıp İstanbul’a geri döner. Lakin artık bir ailesi yoktur. Onu İstanbul’da ailesinden halası karşılar. Ve bir gün halası Ömer’i karşısına alarak artık evlenip saadetine kavuşması gerektiğini söyler. Halası ona uygun bir eş adayı bulduğunu söyleyerek, Vedide’yi istemeye giderler. Ömer, Vedide’yi görür görmez kalbinin atışının değiştiğini hisseder ve o anda eşinin o olacağını anlar. Vedide, ailesinin çokça zengin olmasına karşın, bildiğimiz sonradan görme batılı gibi davranan kızlardan değildir. Ömer ve Vedide birbirlerinden çok etkilenirler ve isteme gerçekleştikten sonra evliliğe doğru adım atılır. Ömer, küçüklüğünden itibaren kurduğu sıcak ev hayaline artık karısını da ekler.

Ömer, evinin bir kısmını da kendi muayenehanesi olarak kullanmaya başlar. Çokça zengin hastalarının hastalıklarının derdine deva olurken aynı zamanda fakir insanları da hiçbir karşılık beklemeden iyileştirir. Her şey böyle tıkırında giderken çevresinde gördüğü olumsuzlukların ailesinin başına gelmemesi için, her gece dua eder.

Ömer Behiç, günlerden bir gün yolda giderken eski bir ahbabı ile karşılaşır. Bu doktor arkadaşı, İstanbul sosyetesi içinde çapkınlıkları ile nam salmış ve bu durumdan oldukça da hoşnut bir insandır. Bu karşılaştığı arkadaşı, üniversite yılları zamanından olan arkadaşı Piç Bekir’dir. Bu karşılaştıkları günden itibaren Bekir Servet ile daha sık konuşmaya başlar. Bekir, Ömer’e yaptıklarını büyük bir keyifle anlattıkça Ömer, içten içe kendisine acıma duygusu besler. Bu arada Bekir, İstanbul’da zenginliği ve hovardalığı ile nam salmış olan bir aile kızı olan Nebile ile flört eder. Bir gün Bekir Servet, Ömer’e bir hastası için ondan görüş almak ister. Gittikleri ev Bekir’in kız arkadaşı olan Nebile’nin evidir. Nebile’nin vurdumduymaz tavırlarına Ömer’in ağzı açık kalır. İşleri bittikten sonra evden tam çıkacak iken Nebile’nin kız kardeşi olan Neyyir belirir. Ömer, Neyyir’i gördüğü anda midesinde bir anda kelebekler uçuşmaya başlar. Artık evde bile Neyyir’i düşünmeye başlar. Neyyir de Ömer’i tekrar görmek ister. Ve hasta olduğu palavrası ile Ömer’in evine gelmesini rica eder. Ömer, Neyyir’i muayene ederken ona daha çok yakınlaşır ve tenine dokundukça başı dönmeye başlar. Ve artık yasak aşkları başlar. Bu olaylar yaşanırken Bekir, Servet Müzzan adında dul kadına âşık olur ve onunla evlenmek ister. Evlendikten sonra geçmişini bir yana bırakıp hayatını huzur içinde sürdürmek ister. Fakat Ömer, yasak aşkını kimselere açmaz.

Kötü günler gelip çatar. Ömer’in o sıcak ev hayali artık çok gerilerde kalır. Ömer’in dünyalar tatlısı iki kızı vardır. Küçük kızı eskiden bir hastalığı atlatır ve bu hastalık tekrardan nükseder. Bu küçük kız zaman geçtikçe sararıp solar, hekimler hastalığa bir deva bulamaz. Ömer’in yasak aşkı da artık kötüye gider. Neyyir oldukça zengin biri ile evlenme kararı alır. Fakat yasak aşkından da vazgeçmez. Kötü olayların üst üste gelmesi Ömer’i gün geçtikçe yıpratır. Neyyir yüzünden ailesini, işini hatta hasta olan kızını dahi görmezden gelmeye başlar. Ömer’in karısı, yasak aşkı duyar. Artık evde iki yabancı misali birbirlerinin yüzüne bakmadan yaşarlar. Küçük kızı hastalığın pençesine yenik düşüp hayata gözlerini yumar. Vedide artık tamamen odasına kapanır. Artık günlerini odasında namaz kılarak ve dua okuyarak geçirmeye başlar. Neyyir artık evli ir kadındır fakat hala Ömer ile görüşmelerini devam ettirmek ister. Ömer artık onu tamamen reddeder. Neyyir’in en son mesajında onu son bir kez daha görmek istediğini söyler. Ömer bu teklifini kabul eder. Fakat onu gördükten sonra aşkının tekrar alevlenmesinden korkar. Yolda Neyyir’in yalısına giderken artık buna son vermek istediğini anlar ve yolunu kızının mezarına çevirir. Yaptığı her şey için çok pişman olduğunu fark eder ve kızının mezarında durmadan ağlar. Artık bir şeylerin değişmesi kanaatine varır ve hızla evine döner. Vedide’nin odasına girer ve karşılaştığı manzara yine aynıdır. Ömer, önceden olduğu gibi başını o güzel karısının dizlerine koyup ağlamaya başlar.

Ana Fikri

Kültürümüze sahip çıkmayıp, başka toplumları körü körüne benzemeye çalışan her toplum sorunlu bir şekilde yaşamaya mahkûmdur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir