Hüseyin Rahmi Gürpınar- Kuyruklu Yıldız Altında Bir izdivaç

Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç, aile yaşamı, yanlış batılılaşma ve toplumun yaşadığı sosyal konuları anlatmaktadır. Gerçekçi bir dil ve oldukça yalın bir anlatıma sahip olan roman, Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın en fazla ilgi gören ve en çok okunan romanlarından biridir. Yazar, Servet-i Fünun döneminde yaşamasına rağmen bu akımdan etkilenmemesi sebebiyle de ayrı bir öneme sahip bulunmaktadır.

Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Yaşamı

Kaleme aldığı eserlerde 19 ve 20. yüzyıl yaşamını oldukça gerçekçi bir biçimde yansıtan Hüseyin Rahmi Gürpınar, 19 Ağustos 1864 tarihinde İstanbul’da dünyaya gelmiştir. Hünkâr yaveri Mehmet Sait Paşanın oğlu olan yazar, o zaman Osmanlı’nın idaresinde olan ve babasının görevi münasebetiyle bulunduğu Girit’te ilkokul eğitimine başlar. Annesinin ölümü ve babasının yeniden evlenmesi sebebiyle 6 yaşında İstanbul’daki Anneannesinin yanına dönen yazar, Mülkiye Mektebinde eğitim gördüğü sırada hastalığı sebebiyle eğitim hayatını 2. Sınıftayken bırakmak zorunda kalır. Kısa bir dönem Adliye Nezareti Ceza Kaleminde çalıştıktan sonra, Ahmet Mithat Efendinin sahip olduğu Tercüman-ı Hakikat gazetesinde yazarlık yapmaya başladı.

Batı yaşamını taklit edenlerin düştükleri komik durumları anlattığı ‘’Şık’’ adlı romanıyla edebiyat dünyasında yer edinmeye başlayan yazar,  Fransız yazarlardan çeviriler yaparak batı romancılığını Türk edebiyatına tanıtan eserler ortaya koymuştur. Mürebbiye, Şık, Şıpsevdi, Gulyabani, gibi çok bilinen kitaplarının yanı sıra onlarca roman yazarak edebiyata önemli katkılar sağlayan Hüseyin Rahmi Gürpınar, birçok öykü ve oyunun da sahibidir. 8 Mart 1944 tarihinde yaşamını kaybeden yazarın kabri Heybeliada Abbas Paşa mezarlığında bulunmaktadır.

Kuyruklu Yıldız Altında Bir izdivaç Adlı Romanın Özeti

Toplam 12 bölümden meydana gelen kitap,  Türk edebiyatının romancılık konusundaki en önemli eserlerinden biridir. Roman İstanbul’da 1910 yılında Halley kuyruklu yıldızının dünyaya çarpacağı şeklindeki söylentilerin halkın günlük yaşamını nasıl etkilediğini kurgusal bir şekilde anlatmaktadır. Kuyruklu yıldızın dünyaya çarpacağı hakkında ortaya atılan söylentileri mizahi bir dille anlatan yazar, o dönemde yaşayan ve batıl itikatlara inanan insanları olağanüstü bir gerçeklikle betimlemiş, gündelik yaşamı oldukça gerçekçi bir şekilde ele almıştır.

Eser, cahil insanların hurafe ve söylentilerle nasıl yanlış yönlendirildiğini anlatarak eğitimli olmanın ne kadar önemli olduğuna vurgu yapmaktadır.Bu sebeple Milli Eğitim Bakanlığı tarafından okunması tavsiye edilen 100 temel eserden biri olarak listeye konulmuştur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir