Gustav Flaubert – Madam Bovary

Gustav Flaubert’ in şahane eseri olan Madam Bovary, 1857 yılında kaleme alınmıştır.  Batı edebiyatı klasikleri arasında yer alan roman, Türk edebiyatında 100 temel eser içerisinde yer almaktadır. Roman;oldukça romantik aynı zamanda hayalperest, mantıktan ziyadedaha çok duyguları ile hareket eden bir kadın tipinin başından geçen olayları anlatmaktadır. Bu bakımdan romantizm akımına bir tepki niteliğinde taşınmaktadır. Hayal derinliği, tasvir ve realist gözlemleri ve kurgusu ile dünya edebiyatının en mükemmel romanlardan biri arasına girmiştir.

Madam Bovary Konusu ve Tiplemeler

Gustav Flaubert, Madam Bovary; kitabın ana karakteridir. Aşırı derecede hayalperest, çok güzel ve ihtiraslı bir kadın olan ve lüks gösteriş düş günü, duygularıyla hareket eden, bencil, sorumsuz bir kadın tiplemesidir. Ana karakterin kocası olan Charles Bovary, Madam Bovary’ nin aksine ihtirassız, kendi halinde, üstün yetenekleri olmayan, basit ve iyimser bir tiplemeye sahiptir. Romanda geçen olay döngüsü, 18. yy’da geçmektedir.  Charles Bovary, Royal’de eğitim görmektedir. Okulunun ailesinin sayesinde bitiren Charles Bovary, doktor olmuştur. Tolstoyz adlı küçük bir kasabada geçimini sürdürmeye başlamıştır.  Charles ne çok para kazanma hırsı olan ne de idealleri olan bir insan değildir. Elimdeki ile mutlu olan bir tiplemedir. Annesi onun aksine, onun hep daha çok başarılı olmasını isteyen ve onu bu yönde yönlendirmek için mücadele eden, hırsları olan bir kadındır. Annesi onu dul bir kadınla evlilik yapmaya ikna eder.

Charles annesinin isteği ile yaptığı bu evlilikten ötürü mutlu değildir ancak bunun için herhangi bir şey de yapmaz.Kasabanın doktoru olan Charles, sosyal anlamda etkileşim kurmakta zorlanmaz ve hemen herkesle iyi anlaşır. Kasabanın ileri gelenlerinden Raout ile dost olur. Zaman içerisinde evlerine misafir olmaya başlar. Bu arada dul eş olan huysuz karısı vefat eder. Bir süre geçtikten sonra Charles, Raout’ un kızı Emma ile evlenir. Sakin huzurlu bir arzu etmektedir. Emma ise romantizmi seven daha çok genç bir kızdır. Evlilikten beklentileri Charles‘ın beklentilerinden çok farklıdır. Sürekli romantik aşk hikâyeleri ve romanları okuyan Emma, okuduğu bu gerçek dışı kitapların etkisi altındadır ve bu yüzden gerçeklik ve hayal dünyası içerisinde bir çatışma yaşamaktadır. Emma, yazılardan cemiyet davranışlarından etkilenen kendi evi ona evceyiz gelen bir kadın demesidir. Narsist, bir kişiliğe sahip olması ise onu hayalperest ve bencil bir güzelliği mükâfatını beklediğini gösterir. Rahat yaşamanın sembolü adeta Emma’nın hayalleridir. Berna Moran; bu tipleme kadını, canavar kadın tipi olarak isimlendirir. Emma’ nın hayal kırıklıkları romana konu olmuştur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir