Gündelik Bilmeceler – Partha Ghose

Özeti

Kitap, Hindistan’da düzenli olarak sürekli yayınlanan popüler bilimsel dergilerdeki köşe yazılarından çıkarımlar ve alıntılar ile oluşturulur. Burada bulunun bilmeceler Fizikten alışılmış olan Işık, ses, ısı gibi ayrımlar ile oluşturulur. Karşımıza gün içerisinde sürekli çıkan şeylere uyarlanarak bilmeceler halinde bazı konular işlenir. Üstelik bazı bilmecelerin verilmiş cevapları oldukça esrarengizdir ve tatmin edici değildir. Televizyon izlerken, spor yaparken, oyun oynarken, mutfakta iken ve kitap okurken gibi yerlerde olabilecek şeyler göz önünde bulundurulur.
Mutfak civarında görülen ve cevabının tam olarak idrak edilmediği bir bilmeceye örnek verecek olursak;

Fincandaki Kaşık

İçine sıcak su konulmuş ince olan bir fincan ile kalın bir fincanın arasındakilerin hangisinin daha kısa sürede kırılacağını soran bir bilmecedir. Cevabı ise şu şekilde anlatılır; Isı iletiminin yüksek olduğu bir metal kaşığın fincanın içine konulması durumunda, fincanın içerisine boşaltılan sıcak su ile, ilk olarak fincanın iç yüzeyi daha sonra da dış yüzeyi ısınır. Bundan dolayı kalın olan fincanın ince olan fincandan daha erken kırılacağı anlatılır.
Gün içerisinde görebileceğimiz bir diğer örnek ise şu şekilde işlenir;

Sabun ve Kir

Sabun sayesinde üzerimizdeki kıyafetlerimiz de dahil vücudumuzun nasıl temizlendiği bilmecenin sorduğu konudur. Buna cevaben ise kitapta şöyle anlatılır; Molekülleri konusunda sabunun özel bir yapısı olduğu anlatılır. Bu moleküller yağ moleküllerine yapışırlar. Kir denilen şey de yağ molekülleri yapısındadır ve dolayısı ile kir moleküllerine de yapışır. Kıyafetlerimiz ve vücudumuz da bu vesile ile sabun ve su ile yıkandığı vakit, kirden arınmış bir hal alır.

Yangın Var

Bir diğer bilmece ise su ile alakalıdır ve yangını söndürme amacı gücen itfaiye ekiplerinin suyu neden bir yangın söndürücü olarak kullandığı sorulur ve bunun cevabını ise kitap şu şekilde işler;
Su moleküllerinin etkin rollerinden iki tanesine değinilir. Bunlardan birisi su moleküllerinin ısıyı çekmesi üzerine yoğunlaşır. Bir diğeri ise su moleküllerinin buharlaşarak ateşin etrafını sarıp yanma işleminin gerçekleşmesindeki etkin bir element olan oksijen ile arasına engel koymasıdır.

Horultu

Kitapta geçen bilmecelerden bir diğer ise İnsanların horlama nedenini soru olarak yöneltir. Buna cevap olarak da kitap şu tarzda bir cevap verir;
İnsanın ağız kısmının gırtlak kısmına doğru arka taraflarında yumuşak ve sarkan bir et parçası görülür. Bu et parçasının, kişiler gerek ağzı açık gerekse de sırt üstünde uyuması ile derin olarak aldığı her nefes ile bu et parçası ön kısma doğru hareket etmesi anlatılır. Bu vesile ile de ağızdan horultu seslerinin çıktığı anlatılır.

Başarılı Uçuş

Kitapta bilmece olarak bir de uçakların nasıl havalandığı okuyucuya soru olarak yöneltilir. Kitapta bu soruya cevap niteliğinde yazılan yazıda şunlar anlatılır;
Bernoulli İlkesi adı verilen bir fizik kuralı vardır. Bu kural sayesinde uçakların havalandığına değinilir.

Bu ilkeye ise şöyle açıklık getirilir. Uçakların kanatlarının üst yüzeyleri dışarıya doğru bükeylik, alt yüzeyleri ise de iç kısma doğru bükeylik kurularak tasarlanır. Bunun sayesinde, uçak kanadının üstünden geçen hava, kanadın altından geçen hava ile hız kazanmaya başlar. Kanadın altında kalan havanın hızı üstünden geçen havanın hızından düşük olacağı gibi de alttaki havanın yüzeyindeki basınç daha fazladır. Bu basınç ta uçağa alttan bir kuvvet uygulayarak uçağın havalanmasını sağlar.

Düşen Kediler

Kitaptaki akılları kurcalayan bir diğer bilmece ise kedilerin oldukça yüksek bir yerden düşmesi halinde bile hala hayatta kalmayı başarmalarının nedenidir. Bu soruyu okuyucusuna yönelten kitap soruya verdiği cevap ile merakları dindirir. Bu cevap ta şu şekildedir;
Kedilerin düştükleri vakitlerde bacaklarını açıp yüzey hacimlerini ellerinden geldiği kadar genişlettiğine değinilir. Bunun sayesinde de düşme hızları yüksek oranda düşer. Üstelik yere çarpış esnasında ise vücutlarının tamamının üzerlerine yayılırlar. Bu yayılış sayesinde kedilerin yere çarptıkları an basıncı yayabilmiş olmaları sayesinde hayatta kaldıklarına değinilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir