Giovanni’nin Odası – James Baldwin Kitap İncelemesi ve Konusu

Yazar, 1924 yılında New York’ta dünyaya gelmiştir. Roman yazarı ve aktivist olarak bilinir, yaşadığı dönemlerde siyahi olduğu için ırkçılığa maruz kalmıştır. Eserlerinde psikolojisini çok yansıtmıştır ve sosyal sorunlara eserlerinde daima yer vermiştir. James Baldwin’e göre sanat sanat ile hayat birbirini taklit eder. James Baldwin eşcinsel, komünist ve siyahi bir yazar olarak 1950’li yıllara uyum sağlamakta zorlanmıştır.

Giovanni’nin Odası Kitabının Konusu

Bu kitapta kendisi gibi siyahilerden bahsetmek yerine beyaz insanlardan bahsettiği için yazar, çok tepki toplamıştır. Ancak yazar, kitaptaki konunun yeterince ağır olduğunu ve siyahi bir ayrım ile okuyucuyu yormaya gerek olmadığını savunmuştur. İkinci bir düzen savaşını kitabının içerisinde vermek istememiştir. Kitap okuyucuyu sürükleyecek bir anlatım tarzına ve konusuna sahiptir.

Giovanni’nin Odası kitabını James Baldwin üç yıl boyunca aşk yaşadığı Lucien Happersberger’e adamıştır. Lucien’a aşık olduktan sonra 1949 yılında yazmış olduğu bir kitaptır. Aşkları Lucien’in evlenmesi ile son bulmuş ve Baldwin depresyona girmiştir. Romanında da kendi aşk ilişkisine benzeyen olay örgülerine yer vermiştir. Yazar, David ile paralel bir yaşam sürmüştür. Fransa’da David gibi birkaç yıl yaşamış ve Fransa’yı gördüğü gibi okuyucuya aktarmıştır. Kitabın içerisinde eşcinsel yaşamın zorluklarından ve Paris’te normal bir yaşam sürememesinden bahseder.

Giovanni’nin Odası 1956 yılında basılmış olan bir kitaptır. Eşcinsel edebiyatın artık klasiği haline gelmiş olan bir kitaptır. Kitaptaki olay örgüsü Paris’te geçer. Ana karakterler bir İtalyan ve bir Amerikan’dır. Çok sade bir dile sahip olan kitabın anlatımı ise oldukça güçlüdür. 1950’li senelerde geçen bu kitap, imkansız bir sevgiyi anlatır. Şiddetli duyulan bir aşk, ancak ortada açıkça belli edilen imkansızlık mevcuttur. Aşkları başladığı andan itibaren bitişi kesin olan iki kişiyi anlatır. Amerikan karakter olan David’in ağzından yazılmış olan kitapta yer alan iki karakter de biseksüeldir. Giovanni, David ile odayı paylaşan İtalyan oda arkadaşıdır. Yazar James Baldwin eşcinseldir ve bu kitapta anlatılan durumlar aslında kendi hisleridir. Yazar kendi hislerini anlattığı için okuyucuyu bu kadar içerisine çekmeyi başarabilmiştir. Okurken, okuyucu yazarı içtenlikle anlar ve derinden acısını hisseder.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir