FÜREYA (AYŞE KULİN)

KİTABIN ADI: FÜREYA

 KİTABIN YAZARI: AYŞE KULİN

FÜREYA, Türkiye’de yetişmiş ilk kadın seramik sanatçısı olarak karşımıza çıkan Füreya Koral, sanatçı kökenli bir ailendir.

KİTABIN KONUSU: Ayşe Kulin’in kaleme aldığı biyografi ve aynı zamanda bir dönem romanı olan Füreya; ünlü seramik sanatçısının hayatını, mutluluklarını, sevinçlerini, üzüntülerini, yaşamış olduğu acılarını, başarılarını anlatıyor.

KİTABIN ÖZETİ:  Füreya, tanınmış, soylu, köklü bir Osmanlı ailesi olan Şakir Paşa ailesinin kızlarıdır. Şakir paşanın ikinci evliliğinden olan Füreya,  Büyükada’da, büyük ve güzel bir köşkte dünyaya gelmiştir. Zengin ve oldukça kalabalık bir ailede mutlu ve rahat bir hayatı olmuştur. Osmanlıda üst düzey görevlerde bulunan Şakir Efendi ailesi, yaşadıkları bir takım kırgınlıklardan dolayı saraydan ayrılmış ve Büyükada’daki evlerinde yaşamaya devam etmişlerdir. Eğitime ve sanata çok önem veren bu ailede çocuklar, Alman ve Fransız dadılar tarafından büyütülmüşlerdir.

   Füreya’nın büyük babasını bir kaza sonucu vuran büyük dayısı bütün ailenin kaderini bir anda değiştirmiş ve ailenin perişan olmasına sebep olmuştur. Bu üzücü olayın ardından savaşın başlaması ailenin perişanlığını daha da arttırmıştır. Maddi açıdan büyük bir sıkıntıya giren aile konaklarını satarak İstanbul’daki evlerine taşınmıştır.  Asker olan Füreya’nın babası hiçbir zaman umudunu yitirmez ve yüreği vatan sevgisi ile doludur. Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Harbiye’den sınıf arkadaşı olan Füreya’nın babası savaş sırasında Atatürk’ün daima yanındadır ve zafer sonrası ordu komutanı olmaya hak kazanmıştır.

   İlk evliliğindeki eşi Füreya’ya çok kötü davranır ve genç kadın çocuğunu kaybederek bunalıma girer. Tedavi gören ve iyileşen Füreya, ilk evliliğine son verir.  Ailesinin hiç onay vermemesine rağmen Atatürk’ün yakın arkadaşı Kılıç Ali ile ikinci evliliğini yapar. Evlilikle birlikte Ankara’nın sosyetesinde yer alırlar ve aranan simalarından olurlar.  Atatürk ile yakın dostlukları vardır, sık sık birbirlerine ziyaretlerde bulunurlar. Atatürk’ün yakın arkadaşı olması dolayısı ile 1938 yılında Atatürk’ün vefatı Kılıç Ali’yi derinden etkilenir ve bunalıma girer. Artık evlilikleri de sıkıntılı bir dönemdedir. Eşine destek olmaya için çaba sarf eden  

  Füreya’ya verem teşhisi konur ve Hasta haneye yatırılır. Bir yıla yakın süre Adadaki evde tedavi amaçlı kalır. Hastalığı ilerleyince İsviçre’deki bir sanatoryuma yatırılır. Tedavisi sırasında ressam olan teyzesinin yönlendirmesi ile seramik sanatı ile ilgilenmeye başlar. Tedavisi için gittiği Fransa’da hem tedavisine devam eder hem de seramik dersleri alır. Paris’in büyülü sanat ortamı Füreya’yı etkiler. Genellikle Anadolu motifleri üzerine çalışmalar yapar ve ilk sergisini de burada açar. Türkiye’nin ilk kadın seramik sanatçısı olmuştur. İstanbul’a döner. Erkek kardeşinin Sara isminde bir kızı dünyaya gelir yeğenini kendi kızı yerine koyar ve onu hiçbir zaman yanından ayırmaz.  Hastalığı tekrar eden Füreya, ailesine ve eşi Kılıç Ali’ye bile bahsetmeden çaresi kesinleşmemiş bir ameliyatı olmak için tek başına tekrar Paris’e döner. Tedavi ve ameliyat sonuç verir ve Füreya veremden kurtulur. İstanbul’a

dönen sanatçı artık hayata başka bir gözle bakmaktadır. Artık kendisi için yaşayacak, kendi isteklerini yapacaktır. Eşi Kılıç Ali’den boşanır ve ailesi ile uzun yıllar yaşadığı Şakir Paşa apartmanına döner. Giriş kattaki küçük daireyi hem ev olarak hem de atölye olarak kullanır.  Zaman zaman maddi sıkıntılar yaşayan sanatçı, özel siparişler alır. Mimari boyuttaki duvar panolarını bu zamanda yapmıştır. İlerleyen tarihlerde dünya çapında ödüller alır. Atölyesinde çok öğrenci yetiştirmiştir.  

     Hayatını seramik üzerine kurmuş ve bu konu ile ilgili birçok ilki de gerçekleştirmeyi başarmıştır. 1997’de vefat eden Füreya, arkasında yetiştirdiği birçok seramik sanatçısını, eşsiz eserlerini ve örnek yaşam mücadelesi bırakır.

KİTABIN ANA FİKRİ: Sanatçıların yaşantılarının, diğer insanların yaşantılarına kıyasla daha mücadeleci, heyecanlı ve hareketli ve sevgi yüklü olduğunu anlıyoruz. Büyük Önder Atatürk’ün,  Cumhuriyeti kurmak için mücadele verdiği yıllarda milletine olan güveni ve Türk sanatçılarının Türkiye’de ve dünyada neler yapabilecekleri belirtilmektedir.

OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ:

FÜREYA: Hayatının büyük bir kısmını seramik sanatçısı olarak geçirmiş bir kişidir. Cesur, risk almaktan hoşlanan yapıya sahiptir. Kendine has bir tarzı vardır ve bunu eserlerine de yansıtmıştır.

KILIÇ ALİ: Atatürk’ün en yakın arkadaşlarındandır. Asker olarak ömrü boyunca kendisini Atatürk’e adamış bir kişidir. Görevinde zaman içerisinde daha üst makamlara yükselmiştir. Füreya ile tanıştıktan sonra ona aşık olmuş ve aralarındaki yaş farkına rağmen sevgi engel tanımamış ve evlenmişler. Kılıç Ali’nin fedakâr bir yapısı vardır.

FAHRÜNİSSA: Seramik olayına başlamasına ön ayak olan kişidir. Canlı sevecen bir kişilikte olmasından dolayı çevresindeki herkes tarafından sevilmektedir.

KİTAP HAKKINDAKİ GÖRÜŞLER: Osmanlının son dönemi ve Cumhuriyetin ilk yılları hakkında okuyucuyu bilgilendirirken, Cumhuriyet döneminin ilk kadın seramik sanatçısı Füreya’nın da hayatını anlatıyor.

KİTABIN YAZARI HAKKINDA: AYŞE KULİN, Arnavutköy’de Amerikan Kız Koleji Edebiyat bölümünden mezun oldu. Gazete ve dergilerde editör ve muhabirlik yaptı. Televizyon, reklam ve sinema filmlerinde sahne yapımcısı, sanat yönetmeni ve senaristlik görevlerinde bulundu. Güneşe Dön Yüzünü kitabı ile yazarlığa tam olarak adım attı. Daha sonrasında Gülizar adındaki öyküyü Kırık Bebek ismi ile senaryo haline getirdi ve bu sayede ödül kazandı. Adı Aylin adlı biyografik romanı ile çok beğenildi ve sonrasında ise bu sayede yılın yazarı seçilmeyi başardı. 1998’de Geniş Zamanlar adlı öykü kitabı ve 1999’da Sevdalinka romanı ile yılın romanı yılın romanı seçilerek, başarılarına başarı kattı.  Füreya Koral’ın yaşam öyküsünü anlattığı Füreya adlı biyografik roman ise 2000’de yayınlandı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir