Dağ Yolu – Hamdullah Suphi Tanrıöver

Dağ yolu kitabı ilk olarak başlarken, şeriatçıların aziz şehir kubilay’ı şehit etmesini ve bunun verilen ilk şehit olmadığı anlatılmaktadır. Yine şeriat yanlısı olan halkı şeriata çağıran onlarca kurum olmasıyla birlikte son da olmayacağı hakkında konuşuyor Dağ Yolu Romanı içerisinde Tanrıöver.

Kitapta ikinci bölümde ise Türk ocaklarının tarihçesinden bahsediliyor. Yeni başlamış olan fikir cereyanının istikbalinin tohumlarını taşıdığından da bahsedilmektedir.  Bu kuvvetle birlikte bir kasırga gibi Türk ocaklarını taşıdığı belirtilmektedir. Ancak aynı yüce kurumun Türk milletini birleştireceği ve Türk kadınının da Türk erkeği gibi ön önlerde yer almasını sağlayarak bir yuva olduğu anlatılmaktadır.

Kitapta üçüncü bölümde hilafet ve saltanat müesseseleri Türk gençliği bölümünde Türk halkının senelerce sırtında taşımış olduğu saltanat ve hilafetin Türkiye’ye kök salmış olduğu anlatılmaktadır. Aynı zamanda bu durumun kolayca sökülüp atılamayacağı ve günde beş vakit minarelerde desteklenmesinden sebil çeşmelerinde yazan dualardan da anlaşıldığı okuyucuya aktarılmaktadır. Ancak kitapta Türk kadınının tolumdaki yerinin geriliği olan sebeplerinde atılması gerektiği anlatılıyor.

Dağ Yolu kitabının dördüncü bölümünde ise halk peygamberliği bölümünde bu günkü tehlikelerin saltanat ve hilafetten kurtulmuş olsa bile yine de en büyük tehlikeyi teşkil etmesi anlatılmaktadır. Tehlikeyi teşkil edecek olan sarıklıların ve halkı yanlış yönlendirebilecekleri ve sürekli olarak halkın bundan kurtulması gerektiği anlatılmaktadır.

Kitapta beşinci bölümde Türk ocakları merkez binasının kurulmasını ve bu kurumun öneminden bahsedilmektedir.

Altıncı bölümde milli Türk şair Medmed Emin Bey’in doğumu ve bu amaçla verilen davette Mahmud Esad Bey’in yaptığı konuşmada bahsettiği mühim meseleler yer almaktadır.

Kitapta yedinci bölümde istikbalimizi ve sanatı anlatan konuşmasında Türk millerinin son nesillerinin mahalli ve milli sanatlarının umumi bir düşünürlüğe şahit olmaktan doğan bir mazi kadar kuvvetli olabilecek bir şey düşünülmediği dile getirilmiştir.

Dağ Yolu Kitabı sekizinci bölümünde maarifimizde istikamet başlığında nutuk 17 Kasım 1992’de Ankara öğretmenler derneği kongresi sırasında yapılmış olan Hâkimiyet-i Milliye gazetesinin 23-27 Kasım 1922 tarihleri arasında yapılmış olan konuşmalara yer vermektedir.

Kitabın dokuzuncu bölümünde Anadolu zaferi ve Halkın bu uğurdu yaptığı fedakarlıklar ve zorluklara nasıl göğüs gerdikleri anlatılmaktadır.

Onuncu kısmında ne için mücadele ettiğimiz de bir camide yaptığı konuşmasında TBMM emriyle memleketin vaziyeti hakkında bildiklerini arz etme konuşması yapmıştır.

Kitabın on birinci kısmında Türk halkının istila önünde göstermiş olduğu direnişi ve fedakârlıklarının karşısında almış olduğu zaferi anlatıyor.

Kitapta on iki ve on üçüncü bölümde meydanda yaptığı konuşmada atıfta bulunmuş ve burada yaptığı konuşmada ki Türk milletinin boyunduruk altında yaşayacağını reddetmiş ve milli mücadele için halka galeyan vermiştir. Bu konuşmasında vermek istediği mesaj tam bağımsız Türk milletidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir