Benim Adım Kırmızı – Orhan Pamuk Kitap İncelemesi ve Konusu

Orhan Pamuk 1952 yılında İstanbul’da dünyaya gelmiştir. 2006 senesinde kazanmış olduğu Nobel Edebiyat Ödülü ile bu ödüle layık görülen en genç insanlardan birisi olmuştur. Kitapları toplam olarak altmış üç farklı dilde ve yüzün üzerinde ülkede yayınlanmıştır. 1974 senesinde yazı yazmaya başlayan yazar, ilk kitabını 1982 yılında yayınlamıştır. Postmodern romanlar yazar.

1998 yılında basılmış olan bir romandır. Orhan Pamuk kaleme aldığı bu eseri çok seviyordur. Bu kitabı için “en renkli ve iyimser romanım” ifadelerini kullanmıştır. Yazarın bu zamana kadar dünya çapında en çok satılan kitabı Benim Adım Kırmızı olmuştur. Basıldığı dönemde İtalya ve Fransa ülkelerinde senenin kitabı ödülünü de kazanmıştır. Bu kitap aynı zamanda Uluslararası IMPAC Dublin adlı oldukça değerli bir ödülü almaya da hak kazanmıştır. Yazarın diğer dillere en çok çevrilen romanı bu kitap olmuştur. Modern edebiyat tarihi içerisinde dünya çapında en çok okunmuş olan roman ünvanını taşıyan bir kitaptır. 2006 senesinde Çin’de en iyi kitap ödülünü de almıştır.

Benim Adım Kırmızı Kitabının Konusu

Kitap 1591 senesinin İstanbul’unda geçiyor. Bütün bir kitap yoğun kar yağan dokuz günü anlatıyor. Kitabın ana karakteri Şeküre’nin eşi dört yıl önce gitmiş olduğu savaştan dönmemiştir. Şeküre’nin iki tane erkek çocuğa sahiptir ve bu çocuklar sürekli birbirleri ile tartışırlar. Saray’a elen nakkaşlar padişahın isteği doğrultusunda bir kitap için resim yaparlar. Bu resimler Frenk etkisi taşıdığı için gizlice yapılır. Şeküre’nin babası Zarif Efendi de Osmanlı Devleti Sarayı’nda çalışan bir emir kuludur. Padişah resimleri çizen kişilerle ilgilenmesi için Zarif Efendi’yi görevlendirir. Resimleri çizen nakkaş ve hattatları evinde misafir eden kişi Şeküre’dir. Teyzesinin oğlu Kara da Şeküre’ye aşık olunca olaylar gelişir. Bu kitap içerisinde cansız nesneler de dile gelmekte ve olay örgüsünü kendi ördükleri biçimde okuyucuya aktarmaktadırlar. Kitap birçok olay yaşansa bile ümitsizliğin aksine umudu savunur. Daima ayakları yere sağlam basan bir insan olmanın önemini vurgulayan bir kitap olmuştur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir