Ay ve Altı Peni – W.Somerset Maugham (Kitap Özeti ve İncelemesi)

Ay ve Altı Peni, Fransız bir ressam olan Paus Gauguin’den esinlenerek ortaya çıkmış bir eserdir. Charles Strickland, herkes tarafından sevilen, sosyal çevresi oldukça geniş olan, ortalamaya göre iyi bir para kazandığı işe sahip olan ve hali vakti yerinde bir adamdır. Charles Strickland bu kitapta ressam Paul Gauguin’i temsil eden kişidir.

Charles, Londra’nın kaymağını yiyenlerin olduğu tabakadan olan bir adamdır ve hayatı olması gerektiği gibidir. Fakat bir gün hiç beklenmedik bir şekilde ve ortada hiçbir şey yokken karısına, onu terk ettiğini ve bir daha asla ona geri dönmeyeceği yazan bir mektup bırakmıştır. Bu zamandan sonra bir dahinin doğuşunun hikayesi başlamak üzeredir. Strickland’in hayatı bu günden sonra bir daha asla eskisine benzemeyecektir.

W.Somerset Maugham bir yandan bir dehanın gelişme sürecini okura aktarırken, bir yandan da toplumun insanları nasıl etkisine alıp nasıl baskıladığını ele alarak okuyucu ile bu romanını buluşturmuştur. Londra’nın üst kısmında olan nitelikle bolca para kazanan bir sigortacılık işi yapan Charles ansızın bir gelişme yaşar. Hiç beklenmedik bir anda ekmek ve suyla yetinen bir insan olabilmenin nasıl bir konu olabileceğini müthiş bir şekilde okuyucuya aktarır. Okura asıl olan mide mi yoksa ruh mudur? Ruhun mu yoksa midenin mi doymasının gerektiğini okuyucunun düşüncelerine bırakmıştır.  Charles Strickland kalabalıkların arasında kaybolmuş birisidir aslında.

Onu tanıyanlar asla ondan bir dahi olmasını beklemezler, aklılarının ucuna bile gelmez. Fakat Charles’in kimsenin bilmediği bir tutkusu vardır. O da resim yapmaktır. Charles resim yapmak adına karısından, evinden ve çocuklarından vazgeçerek onları terk etmiştir. Paris’te bir stüdyoda aralıksız bir şekilde durmadan çalışır ve orada durmadan resimler çizer. Fakat hiçbir resminin sergilenmesini istemez ve reddeder. İşin sonda uzun bir yolculuğa çıkmış olan Charles, gözlerini kaybeder. Fakat gözlerini kaybetmesi onun resim yapmasına asla engel olamaz. Ve aynı hızda dur durak bilmeden resim çizmeye devam eden Charles’in sayısız resimleri vardır.

Kitap hakkında;

Somerset Maugham, Ay ve Altı Peni’yi yazdığı sırada ünlü ressam Paul Gauguin’in hayatından esinlenerek kaleme almıştır. Bu müthiş roman, okuyuculara sanat tutkusunun ne kadar büyük bir tutku olduğunu ve insanın hayatını ne denli etkileyebileceğini anlatırken bu tutkuyu idrak edebilmesine ışık tutar. Üstelik yaratma güdüsünün bir ressam hayatı aracılığı ile bir yaşamı nasıl da baş aşağı çevirdiğinden bahsedilir. Köklü değişikliklerle kolay bir şekilde altüst edebilen bir hayat gözler önüne serilir.
Eğer okuyucu sanatla içli dışlı olmak ve sanatçıları daha iyi sindirmek ister bu kitabı tercih edebilir. Bu kitap sanatçıları idrak edebilmek ve bunun yanı sıra hayata sanat katmak adına okunabilir. Okuyucunun hayatına renk getirecek, aynı zamanda da sanata karşı ilgisini körükleyecek olan bir kitaptır. Sanatın ruhu doyurucu, ruhu iyileştirici etkisinden faydalanmayı tavsiye eder. Sanat birçok maddi değerden daha üsttedir. Maneviyat ile ruh doyduğu sürece maddiyattan vazgeçen bir insanın yaşamını anlatan kitaptır. Sanatın ruha iyi geldiğinin ve bakış açısını değiştirdiğinin bir kanıtı niteliğinde bir kitaptır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir