Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu Yandı Bitti Kül Oldu (Anonim)

19. Yüzyılının ortalarında Beyoğlu’nun eski görüntüsü şimdiye oranla oldukça az insanın olduğu ve bu kadar kalabalığın görülmediği bir yer olduğu kaleme alınır. Caddelerde yürüyen genç delikanlıların uğraştıkları bir işi olmamasının yanında üstelik cepleri de boştur. Beyoğlu’na kahvelerin kurulmaya başlaması üzerine 1850 yılından sonra iyiden iyiye sayısı git gide artmaya başlar. Bu kahvelere gidenler yerli halktan çok elçilik görevlileri, Rum ve Ermeni kalantorlardır. Beyoğlu’nda halkın dinlenmek, gazete, dergi ve kitap okumak için tercih ettikleri belirli pastaneler vardır.

Yakup Kadri, Abdülhak Şinasi ve Refik Halit kış aylarında Lebon Pastanesinde, yaz aylarında ise Tepebaşı Bahçesi’ndeki “bayağı ve aşağılık havası” ile ciğerlerini eğlendirirler.
Elit Kahvesi ise Asmalımesçit tarafında kalır. Bu sokakta oturanların neredeyse yarısı Yahudi diğer yarısı ise Levanten’dir. Bu insanlar yerli hakla kıyasla, yaşamayı daha çok seven insanlardır. Çünkü hepsi sürekli Elit Kahvesi’ndedir. Günün her saatinde orada takılırlar ve bu sırada yüzleri de hep güler.

Sait Faik bu sırada, Elit Kahvesi’nin yakınlarında olan ve hemen yanına düşen 21 numaradaki işkembeci dükkanına sürekli olarak gider. Sait Faik bu işkembeci dükkanını ayrı bir sever. Çünkü ne zaman gitse kendisinin özel olarak istediği limonun kendisi için saklanması ve işkembe çorbasının da çok güzel olması onu bu dükkan ile arasında bir bağ oluşmasına sebeptir. O senelerde edebiyat için matineler de adamakıllı artmakla birlikte yaygınlaşır. Bu matinelerde özellikle belirli bir kadro bulunur. Bu kişiler; Atilla İlhan, Behçet Necatigil, Haldun Taner, Edip Cansever, Sabahattin Kudret, Orhan Hançerlioğlu, Oktay Akbal, Orhon Murat Arıburnu ve daha niceleridir. Hepsinin yaşları otuz ya da üzerindedir. Matine düzenlemek için okullarda bu işlerle görevlendirmek üzere seçilmiş öğrenciler Babıali’deki bir pedal makinesinden oluşan basım evine gelip Özdemir Asaf’ı bulurlar. Haber tam da bu sırada bundan sonra bütün edebiyatçılara yayılır. Bu günden sonra matinele başlar ve değerli edebiyatçılarımız bir araya gelirler.

Romandaki Kahramanlar

Romanda özellikle bir olay ya da özel bir durum işlenmediği için baş karakter olarak herhangi birisiden bahsedilemez fakat çokça edebiyatçımızın adı geçer.

Romanda Zaman

19. Yüzyılın ortalarından bahsedilir. Fakat kitapta özellikle net bir tarih belirtilen zamana rastlanmaz.

Romanda Mekan

Romanda mekan eserin de adından anlaşılacağı gibi Beyoğlu’nda ve Beyoğlu’nun çevrelerinde, içerisinde belirtilen bazı konumlar geçer. Örnek vermek gerekirse: Elit Kahvesi, Lebon Pastanesi, Markiz Pastanesi gibi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir